VERENEL DERNEĞİNDEN MUTLU AİLE SEFERBERLİĞİ
Verenel Derneği kurulduğu günden bu tarafa yaptığı önemli çalışmalarla sürekli adından bahsettirmeye devam ediyor.
Ayni ve nakdi yaptığı yardımlarla onbinlerce yoksula el uzatan Verenel hizmet alanını genişleterek toplumun her ihtiyacına yönelik projeler üretmeye başladı. Yoksullara gıda yardımı kadar fakir gönüllere sevgi, bilgiye mahrum zihinleri temiz bilgi kaynaklarıyla buluşturan dernek yetkilileri muhteşem bir çalışmayı daha yurt genelinde başlatmış bulunuyor.
Özellikle son yıllarda aile kurumundaki çözülmelere yönelik çözümler üreten Verenel Derneği Ailede Mutluluk seminerleri başlatarak veren el olmanın farkını titizlikle gösteriyor. Sahasında uzman kişilerin katıldığı seminerlerde aile içindeki temel problemlere çare aranıyor.
Bu seri programlar kapsamında son program İstanbulda Çınar kongre merkezinde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programa konuşmacı olarak Âli Ramazan Dinç Hoca efendi katıldı. Dikkatli bir dinleyici kitlesine hitap eden Hoca Efendi iki saat boyunca Aile Hayatı üzerine önemli tespitlerde bulundu.
Biz de Yeni Dünya dergisi olarak katıldığımız bu nezih program esnasında aldığımız notların bir kısmını siz değerli okuyucularımızla paylaşıyor hepinize ailenizle birlikte mutlu bir ömür diliyoruz.
Aile içi Problemlerin Çözümü:
Aile içi problemlere dair sünnet-i seniye içersinde 600 konu vardır. İnsanın gezinip dolaştığı her yere dair edepler vardır. Mutfak adabı vardır, yatma adabı vardır. Sadece peçete kullanmanın 72 kuralı vardır. Mesela, yatmadan evvel temizlenmek evde bereketi arttırır.
Yemeğin kifayet miktarı olmasına dikkat edilmelidir. “Sadıklar bir, müminler iki, hayvanlar üç defa yer” buyrulmuştur.
Bir gün Hz. Mevlana hanımından yiyecek bir şeyler istiyor. Bir kuru ekmek parçası bile bulunmadığını öğrenince; Elhamdülillah, evimiz Rasulullah’ın evine döndü” diye hamd ü sena ediyorlar.
İnsanı hayatta tutacak birkaç lokma gıda olarak yeterlidir. Üstazımız “Hala-yı batın” buyururlardı; midenizi fazla doyurmayın, diye nasihat ederlerdi.
Dua, sabır, karşılıklı anlayış:
Güzellik, edep eksikliğide olsa eşlere iyi yönlerini ortaya koyması için fırsat verilmelidir.
İsim veremeyeceğim; Yılda 8000 civarında evlilik başvurusunun bulunduğu bir bölgemizde yılda 3500 evli çift boşanmak için müracaatta bulunmaktadır.
İzmir’de bir aile mahkemelik oluyor sebep: Kocası hanımın seyahat çantasını geç hazırlamış… Hâkim soruyor: Nedir şikâyetiniz? “Çok kaba efendim, diyor. Pilavı kaşıkla yiyor, çok kaba.
Efendimiz (s.a.v.) aile hayatında da bazı huzursuzluklar olmuş. Dünyalık istemişler annelerimiz. 29-30 gün ailelerinden ayrı durmuş. Sonra hepsi ağlayarak geri dönmüş af dilemişler. Efendimiz (s.a.v.) asla şiddete başvurmamıştır.
İlk Hadisesinde Ayşe annemize r.anha minha iftira edildiği zaman namus gibi çok önemli olduğu halde sessiz kalmışlardır. Eşlerden biri kızdığında diğerinin susması huzur getirir.
Evleneceklere Nur ve Hucurat Surelerini öğrenmelerini tavsiye buyurmuşlardır.
Kadın kocasına itaatle mükellef olduğu gibi, kocası karşısında bir şahsiyete de sahip olmalı ve tasarruf gücü bulunmalıdır.
Boşanma, en son müracaat edilecek husustur. Evlilik çekilmez bir hal aldığında buna izin verilmiştir. Arşın direklerini titreten, Allah’ın (c.c) en hoşlanmadığı “helal” dir.
Bir aile kurmak, fıtratın gereğidir. Bunun için gençler aile kurmaya teşvik edilmelidir. Efendimiz (s.a.v) yaptığı mutlu evliliklere bizlere örnek olmuştur.
Ahlak ve namus yönünden eşini takdir etmeli, hayırda yarışmalı, miras v.s. yardım beklentisi içine girmemelidir. Kadın, damarda dolaşan kan gibi olmalıdır.
Hediyeleşmeli beklentilerini teşvik, şeklinde ifade ifade etmeli, azarlanmamalı, eşini hayatının en önemli kişisi olarak görmelidir.
Çirkinsin gibi ifadeler kullanılmamalı, geçmiş hatalar bu güne taşınmamalıdır.
Gelişmeye açık olmalı, acil işlerde birbirlerini desteklemeli, problemlerine birlikte çözüm aramalıdır.
İyilik ehli olmalı, eşini kendi kalıbına sokmaya çalışmamalıdır. Erkek, kadının korunma ihtiyacını gidermeli kadın ise eşinin fizyolojik ihtiyaçlarına duyarlı olmalıdır.
Hanım çok güzel bey ise çirkin bir aile varmış. Hanım demiş ki “Sen de cennet ehlisin, ben de cennet ehliyim” Sen güzelliğime şükrettin, ben çirkinliğine sabrettim; ikimizde cennetlik olduk”.
Aşure kaynadıkça tatlanır, güzelleşir.
Yeni Dünya Dergisi Haziran 2009 Osman Alperen
Hacca Manevi Hazırlık 2008 - M.Emin AY
Konuyla İlgili Haber Başlıkları