
Akşam tv ekranlarında ki feryad-ü figanların genç beyinlerde yankılanması, gözlerin her kapanmasında göz önüne gelen, yürek yakan manzaralar tomarza lisesinde ki gençlere “ bu vahşet karşısında ben ne yapabilirim” sorusuna cevap arattı.
Gençler öğretmenlerine “ne yapabiliriz” diye dert yanarken “elimizde ve evimizde ne varsa onu paylaşalım” fikri ortaya çıktı. gayretli bir çalışma ortamında herkes elinden geleni yapmaya başladı. gençler kapı kapı dolaşarak filistinli kardeşlerine ilaç, giyecek, gıda topladılar.
Öğretmenlerinin kontrolünde yapılan bu çalışmalar yavaş yavaş meyve veriyordu. Kimisi mutfağından, kimisi gardrobundan filistinli kardeşleri için birşeyler vermek için adeta birbirleri ile yarışıyorlardı. Kısa zamanda 200 koli malzeme oluştu. Diğer okullarada bu konuda çağrı yapıldı. Böylece ortaya hatırı sayılır bir manzara çıktı. Sırada bu malzemenin hedefine ulaşması vardı. Bunuda Veren El derneği kanalıyla gönderme kararı alan okul müdürü Veren El derneği ile irtibata geçerek fikir alış-verişinden sonra buluşma anı kararlaştırıldı.
Bu organizeli çalışmada gayret gösterip birşeyler yapan gençlerin yüzünde filistinli kardeşlerine yardım etmenin ve onların yanında olmanın haklı gururu vardı.
Savaşı durdurmasalarda bu savaşta mazlumların yanında olmak, insan olana, insan onuruna uygun yaşanacak bir dünya kurmak azmi ile herkes sınıflarına doğru gittiler. toplanan yardımlar ise dualarla filistine doğru yola çıktı.